24 Temmuz 2026 Cuma

Bazen çok vuruyor Sebastiyan. Bazen düşünüyorum, düşündükçe nefes alamaz hale geliyorum. Neredeyse iki sene olacak . Dile kolay. Neredeyse iki sene. İki senedir bizim normal bir hayatımız yok. İki senedir dört haftalık aylara değil üç haftalık döngülere bakıyoruz. İki senedir sürekli tedirginiz. İki senedir o lânet hastalık kendini gizleyip ilaçları düşman gibi göstermeyi başarıyor. İki senedir bir arpa boyu yol kat edemedik , bu da iyi bir şey . İki senedir felekten gün kaçırıyoruz. Bazen saat. Bazen dakika. Arada unutuyoruz bir müddet. Azıcık umutlanıyoruz. Sonra yine önümüzde , gerimizde, her yerimizde beliriyor. O her şeyi içinde yaşıyor. Ben her şey aynıymış da normalşiz gibi yapıyorum. Bazen gecenin bir yarısı bir şarkı çarpıyor yüzüme. Ağlıyorum. Sabaha yeniden başlarım artık.

11 Temmuz 2026 Cumartesi

Bitmedi

 Çok şey biliyor olabilirsin ama her şeyi bilmiyorsun, öğrenmeye devam et. Çok yer görmüş olabilirsin ama her yeri görmedin. Gezmeye devam et. Yeni mekânlara, müziklere, yazarlara açık ol, kestirip atma. Deneyim dediğin şeyin önünü kapatan bir önyargılar duvarı olmasina izin verme. Bir basamak daha çıkabilirsin, yaşın kaç olursa olsun, bir basamak daha çıkabilirsin. Çünkü hầlâ yaşıyorsun.. Unutma...

24 Mayıs 2026 Pazar

Ben yine bir şeylere tutunurdum da, tutunacak dalım kalmamış.. Tutunacak halim de kalmamış sanırım. 

20 Mart 2026 Cuma

Bu sabah bayram kahvaltısına annem bize gelecek.

Bu kadar masum bir cümle bu kadar canımı acıtmamalıydı belki de. Ama acıttı...